Bebek ve Çocuk Bebek Sağlığı

BEBEK SAĞLIĞI

Her çocuk DEĞERLİ VE ÖZELDİR.

Sağlıkla Birlikte Büyütelim...

Bebeklerin Düzenli Sağlık Kontrolleri (İzlemleri)


Bebek Sağlığı İzlemleri

Bebek Sağlığı İzlemi Nedir?

0-18 yaş grubu arasında yer alan bebeklerin, çocukların ve ergenlerin, fiziksel, ruhsal ve sosyal olarak tam bir sağlık ve iyilik hali içinde olup olmadığının değerlendirilmesidir. 

Bebek Sağlığı İzlemi Neden Önemlidir?

İzlemler aracılığıyla, 0-18 yaş grubundaki bebeklerin, çocukların ve ergenlerin sağlıklarını korunmakta ve bu yaş grubunda görülebilen hastalıkların, sakatlıkların ve ölümlerin azaltılması ve önlenmesi sağlamaktadır. 

Bebeğim Hasta Olmasa da Aile Hekimime Götürmeli Miyim?

Evet, bebeğiniz/çocuğunuz hasta olmasa da büyümenin hızlı olduğu ve gelişiminin izlenip desteklenmesi gereken dönemlere göre ayarlanmış olan periyotlarda aile hekiminize götürmeli ve mutlaka izlemlerini yaptırmalısınız.

Aile Hekimime Bebeğimi Ne Zaman Götürmeliyim? İzlem Zamanları Nelerdir?

Bakanlığımız tarafından yürütülmekte olan Bebek, Çocuk, Ergen İzlemleri Programı kapsamında aile hekimlerince yapılması gereken ve zorunlu olan asgari izlem zamanları ve aralıkları aşağıda yer almaktadır.

Bebek izlem Zamanları

1.izlem: Doğumda (hastanede)

2.izlem: Doğumdan sonraki ilk hafta içinde yenidoğanın izlemi (1.-10.gün arası)

3.izlem: 15. gün (11.-29.gün arası)

4.izlem: 41. gün (30.- 59. gün arası)

5.izlem: 2. ay (60.- 89. gün arası)

6.izlem: 3. ay (90.-115. gün)

7.izlem: 4. ay (120.-150. gün)

  1. izlem: 6. ay (180.-210. gün)

9.izlem: 9. ay (250.-290. gün)

Bebeğim Aile Hekimime İzlemler İçin Götürdüğümde Ücret Öder Miyim?

Aile hekimi takibinde yaptıracağınız tüm izlemler ücretsizdir.

Bebeğim Aile Hekimime İzlemler İçin Götürdüğümde Ne Tür İşlemler Yapılmaktadır?

İzlemlerde yapılması gereken işlemler Bebek, Çocuk, Ergen İzlem Protokollerinde belirlenmiştir. Protokoller, yaş gruplarına göre yapılması ve sorgulanması gerekenleri içerir.

Demir Desteği

Bebeğime Neden Demir Damlası Vermem Gerekiyor?

Demir eksikliğine bağlı kansızlık (demir eksikliği anemisi) özellikle gebelerde ve çocuklarda ölüm ve sakatlıklara yol açan yaygın bir sağlık sorunudur. Demir eksikliği anemisi bebek ve çocuklarda büyümeyi etkilemekte,  enfeksiyonlara direnci azaltmaktadır. Bebeklik ve küçük çocukluk döneminde demir eksikliği anemisi psikomotor ve bilişsel gelişimi geciktirip, zeka düzeyini olumsuz yönde etkilemektedir. Demir eksikliği olan 2 yaşından küçük çocuklarda uyum ve denge sorunları görülmekte, bu çocuklar daha içe kapanık ve çekingen davranmaktadırlar. Bu tür etmenler çocuğun çevresiyle etkileşime geçip öğrenme yetisini engelleyebildiği gibi zihinsel yeteneklerinin de köreltebilir. Demir yetersizliği sorunu önlenmediğinde ve kontrol altına alınmadığında sağlık sistemini etkilemesi, çocuklarda bilişsel yetenekleri engellemesi, yetişkinlerde ise üretkenliği düşürmesi nedeniyle ülke ekonomisine büyük yük getirmektedir.

Demir Damlasını Nereden Alabilirim?

Aile hekimleri, demir eksikliği ve buna bağlı olarak gelişen kansızlığın önlenmesi için, her bebeğe demir damlasını ücretsiz olarak vermektedir.

Demir Damlasını Nasıl Vereceğim?

Bebeğinizin 4. ayından başlayarak aile hekiminizin, size önerdiği sıklık, miktar ve zamanda demir damlasını kullanmalısınız. 

Demir Damlasının Bebeğime Zararı Var Mı? 

Destek programlarında bebeklerimize verilen tüm ilaçlar mutlaka Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundan ruhsatlı olmak zorundadır. Ayrıca ücretsiz dağıtılmak üzere alınan ilaçlar Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu laboratuvarlarında analiz edilmekte ve sağlıklı olduğu saptandıktan sonra kullanılmaktadır. 

Bebeğiniz demir damlası kullanırken, kabızlık, dişlerde renk değişimi gibi bazı geçici belirtilerle karşılaşabilirsiniz. Bunlar geçici olup, ilacı bırakmanızı gerektiren durumlar değildir. Aile hekiminizden ayrıntılı bilgi talep edebilirsiniz.

Aile Hekimim Bebeğimden 9. Ayında Neden Kan Testi İstedi?

Bebeğinize verilen demir desteğinin amacına ulaşıp ulaşmadığının ya da kansızlığa neden olabilecek başka bir hastalığının olup olmadığının aile hekiminizce değerlendirilebilmesi için bebeğiniz 9 aylık olduğunda bir kan testi yapılması gereklidir.

Bebeğim Demir Damlasını Ne Zamana Kadar Vermem Gerekiyor?  

Aile hekiminizin farklı bir değerlendirmesi yoksa, bebeğinizi demir eksikliğine bağlı kansızlıktan korumak için 1 yaşına kadar demir desteğine devam etmelisiniz.

D Vitamini Desteği

D Vitamini Yetersizliğinin Temel Nedeni Nedir?

D vitamini yetersizliğinin temel nedeni, deride güneş ışınları etkisiyle yeterli D vitamini üretilememesidir. Özellikle kış dönemindeki hamileliklerde vitamin desteği yapılmaması, bebeklerin yetersiz D vitamini deposu ile doğmasına neden olmaktadır. 

Bebeklerde D Vitamini Yetersizliği Neye Yol Açar?

Raşitizm, havale geçirme, yürümede ve diş çıkarmada gecikme, kafatası kemiklerinin yumuşaklığı ve şekil bozukluğu, el bileklerinde genişleme, sık enfeksiyonlara yakalanma, baş terlemesi ve sürtünmeye bağlı arka kısımdaki saçların dökülmesi gibi bulgulara yol açabilir. 

D Vitamini Desteğine Ne Zaman Başlanmalıdır?

D vitamini damlası başlanması için eski yıllardan kalan bir alışkanlıkla 2-3 hafta beklemeye gerek yoktur. Ülkemizde gebelik döneminde D vitamini eksikliği sık olduğu için yaşamın ilk gününden itibaren D vitamini damlası verilmelidir. 

Aile Hekimlerinde D Vitamini Desteği Nasıl Uygulanmaktadır? 

Aile hekiminize başvurarak bebeklerinizi D vitamini eksikliğinden korumak için ücretsiz D vitamini desteğinden faydalanabilirsiniz. D vitamini, bebeğinize doğumdan itibaren bir yaşına kadar koruma amaçlı 400IU/gün (günde 3 damla) olacak şekilde verilmektedir. 

Aile Hekimimin Verdiği Damla Dışında Bebeğime D Vitamini Vermeli Miyim?

İlk 12 aylık dönemde profilaksi için 400 üniteden daha yüksek dozlarda D vitamini vermeye gerek yoktur; ayrıca profilaksi için D vitamini ampul içirilmesi yoluyla yüksek doz D vitamini vermeye kesin olarak gerek yoktur. Bu şekildeki tutumlar D vitamini zehirlenmesi için risk oluşturmaktadır.

D Vitamini Yetersizliğinin Önlenmesi İçin Başka Ne Yapılabilir?

D vitamini yetersizliğinin önlenmesi için annelerin ve bebeklerin yeterli D vitamini almaları veya üretmeleri (bebek ve çocukların günde 20 dakikadan az olmamak üzere güneş ışığıyla temas etmesi) gereklidir. Çocuklar güneşlendirilirken doğrudan güneş ışınlarına temas etmesi gereklidir ve camdan geçerek gelen ışığın D vitamini sentezi bakımından bir yararı yoktur. Güneşlendirme sırasında çocuğun başında şapka olması ve kol-bacakların çıplak olması gereklidir. Bebekler 6 ay sadece anne sütü almalı, ardından ek gıdalara geçişle birlikte kalsiyumdan zengin yoğurt ve peynir gibi süt ürünlerinin tüketimi teşvik edilmelidir. 

D Vitamini Damlasının Bebeğime Zararı Var Mı? 

Destek programlarında bebeklerimize verilen tüm ilaçlar mutlaka Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundan ruhsatlı olmak zorundadır. Ayrıca ücretsiz dağıtılmak üzere alınan ilaçlar Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu laboratuvarlarında analiz edilmekte ve sağlıklı olduğu saptandıktan sonra kullanılmaktadır. 

K vitamini nedir?

K vitamini, vücutta kanın pıhtılaşmasına ve kanamanın durmasına yardımcı olan çok önemli bir vitamindir. 

K vitaminini doğal olarak nereden alıyoruz?

Yetişkinler için vücudun sağladığı K vitamininin çoğu, yediğimiz gıdalardan ve bağırsaklarımızdaki sağlıklı bakterilerden gelir. Ancak bebeklerde bu oran yeterli miktarda değildir. Bebekler düşük seviyelerde K vitamini ile doğarlar ve bağırsaklarında kendi başlarına K vitamini üretmek için yeterli bakteri bulunmaz. Yaklaşık 6 aylıkken katı yiyecekler yemeye başlayana kadar, bebekler doğal olarak yeterli miktarda üretilmiş K vitamini alamazlar. 

Bebekler neden K vitaminine ihtiyaç duyar?

Tüm bebekler düşük K vitamini seviyeleri ile doğarlar. Yetersiz olan bu miktar yeni doğan bebeklerin ilk 6 ay boyunca yenidoğan hemorajik (kanama) hastalığı (YHH) riski altında kalmasına sebep olur.

K vitamini eksikliğine bağlı yenidoğan hemorajik (kanama) hastalığı (YHH) nedir?

Yenidoğan hemorajik (kanama) hastalığı (YHH) bebeklerde görülen bir kanama bozukluğudur. Kanama vücudun içinde veya dışında olabilir. Kanama vücudun içindeyken fark edilmesi zor olabilir. YHH’li bir bebek iç organlarına veya beynine kanayabilir. K vitamini eksikliğinin en önemli sonucu kafa içi kanamadır. Bu durumdaki bebek yaşamını kaybedebileceği gibi beyin hasarı sonucu zekâ geriliği ve felç gibi önemli sorunlarla baş etmek durumunda kalmaktadır. Yenidoğan bebeklere doğumu takiben yapılan K vitamini, bu vitaminin eksikliğine bağlı kanamaları önlemektedir. Çoğu YHH vakası, yaşamın ilk iki haftasında meydana gelir, ancak K vitamini yapılmayan bebekler, altı aya kadar YHH için risk altında olabilir. Düşük K vitamini depoları nedeniyle normal yenidoğanlarda bile bu eksikliğe ve kanamaya bir eğilim vardır. Özellikle prematüre bebeklerde daha uzun ve daha şiddetli seyretmektedir. Doğumdan kısa bir süre sonra tek doz K vitamini ile önlenebilir.

Emzirmek bebeğimin K vitaminini artırır mı?

Anne sütü bebeğiniz için en besleyici besindir, ancak yeterli K vitamini içermez. Anne adayı hamilelik sırasında veya emzirme döneminde daha fazla K vitamini yönünden zengin yiyecekler yerse veya K vitamini takviyesi alsa bile, bebekler yine de yeterli K vitamini almayacaktır. YHH'yi önlemek için tüm dünyada emzirilen veya mama ile beslenen tüm yeni doğanlara K vitamini yapılmasını önerir.

K vitamini bebeğime ağızdan (oral) verilse olmaz mı?

Hayır. K vitamini, 1961'den beri yenidoğan kanaması riskini önlemek için güvenle kullanılmaktadır. K vitamini uygulaması güvenli ve bebeğiniz için gereklidir.

K vitamini uygu ile ilişkili herhangi bir potansiyel risk var mı?

Hayır. K vitamini, 1961'den beri yenidoğan kanaması riskini önlemek için güvenle kullanılmaktadır. K vitamini aşısı güvenli ve bebeğiniz için gereklidir.

K vitamini iğnesi acıtır mı?

Ebeveynler, yeni doğan bebeklerini acı içinde görmekten hoşlanmazlar. K vitamini uygulaması yapıldıktan sonra bebeklerde biraz rahatsızlık hissedilir. K vitamini uygulamasından sonra bebeğinizi rahatlatmak için; emzirebilir, bebeğinizi ten-cilde tutabilir veya bebeğinizi kundaklayabilirsiniz. 

Gelişimsel Kalça Displazisi (Doğumsal Kalça Çıkığı) Nedir?

Gelişimsel Kalça Displazisi Nedir?

Gelişimsel Kalça Dizplazisi (GKD), halk arasında doğuştan kalça çıkığı olarak bilinen bir hastalıktır. GKD, her zaman doğuştan kaynaklanan bir nedenle gerçekleşmez. Bu nedenle, Gelişimsel Kalça Displazisi olarak tanımlanır. Tanısı, fizik muayene ve radyolojik muayene (ultrasonografi) ile konmaktadır.

Gelişimsel Kalça Displazisi İçin Risk Faktörleri Nelerdir?

  • GKD kız çocuklarında, erkek çocuklarına oranla daha fazla görülmektedir. 
  • GKD’li 1. ve 2. derece akrabalar 
  • İlk doğan kız bebek olmak
  • Çoğul gebelik 
  • Amniyon Sıvısı Anormallikleri (sıvı azlığı) 
  • Makat geliş
  • Eşlik eden ortopedik sorunlar 

 

Gelişimsel Kalça Displazisi Taraması Neden Önemlidir?

Erken tanı konulduğunda cerrahi girişimlere gerek kalmaksızın basit müdahalelerle tedavi edilebilmektedir. Erken tanı ve uygun tedavi ile, tedavi başarısı artar, tedavi kolaylaşır, kalıcı sakatlıklar önlenir. 

Gelişimsel Kalça Displazisi Taraması Kimlere Yapılır? 

Yenidoğan her bebek, GKD açısından taranmalıdır.   

Gelişimsel Kalça Displazisi Taraması Ne Zaman Yapılır? 

Doğumdan sonra hastaneden taburcu olmadan bebeğin ilk muayenesinde hekim tarafından değerlendirilir. İlk muayenede her hangi bir sorun saptanmadıysa bebek 3-4 haftalık olduğunda, Aile Hekimine götürülmelidir. Aile Hekiminin değerlendirmesi doğrultusunda gerekirse ortopedi muayenesi ve kalça ultrasonu için hastaneye gidilmesi gerekebilir. 

Gelişimsel Kalça Displazisi Taraması İçin Ücret Ödemeli Miyim? 

Aile hekimlerinde yaptıracağınız tarama ücretsiz yapılmaktadır.

Yenidoğan İşitme Taraması

İşitme Kaybı Nedir? Neden Önemli Bir Sağlık Sorunudur?

Her çocuğun işitebilmesi ve konuşmayı öğrenebilmesi, onun en temel hakkıdır. İşitme kayıpları, çocuğun ana diline özgü sesleri oluşturarak konuşmasını geciktiren ve bozan en önemli faktördür. İşitme kaybıyla doğan ya da doğduktan sonra herhangi bir nedenle işitme kaybı yaşayan çocuklar, vaktinde teşhis edilir ve rehabilitasyon programlarına alınırlarsa, gelişimlerinde yetersizlik yaşamazlar. Burada bahsedilen gelişim yetersizlikleri; psikolojik ve sosyal gelişimin yanı sıra, çocukların eğitim hayatlarını da olumsuz olarak etkileyebilecek yetersizliklerdir.

İşitme Kaybı Ne Sıklıkla Görülmektedir?

Yenidoğan her 1000 bebekten 1 ila 3’ü işitme kaybıyla doğmaktadır. Çocukluk döneminde geçirilen hastalıklar, kulak enfeksiyonları, kazalar ve kullanılan bazı ilaçlar nedeniyle bu oran binde 6’ya çıkmaktadır. Buna göre ülkemizde yıllık 1800-2500 yenidoğanın işitme kaybı ile doğduğu belirlenmiştir.

Yenidoğan İşitme Taraması Programı Neden Var?

İşitme kaybıyla doğan ya da doğum sonrası dönemde işitme kaybı olan çocukların erken dönemde tespit edilmesi, uygun tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarının yapılması amacıyla Bakanlığımız tarafından Yenidoğan İşitme Taraması Programı yürütülmektedir. Bu program sayesinde, işitme kaybı yaşayan çocukların sosyal, bilişsel ve dil gelişimleri olumsuz olarak etkilenmeden, en uyumlu şekilde topluma karışmalarının sağlanması, sağlık personeli ile toplumun bu konuda duyarlılığının ve bilinç düzeyinin artması amaçlanmaktadır. Hedefimiz doğumu takiben 6 ay içinde işitme kayıplı çocukların tespit edilmesi ve tedavilerinin başlatılmasının sağlanmasıdır.

Yenidoğan İşitme Taraması Ne Zaman Yapılmalı?

Yapılan araştırmalar işitme kaybının saptanması bakımından en kritik dönemin "yeni doğan dönemi" olduğu yönündedir. O yüzden doğumdan sonra, hastaneden taburcu olmadan önce bebeğe mutlaka işitme testi yaptırılmalıdır. Eğer doğum sağlık kuruluşunda gerçekleşmediyse doğumdan sonraki 3 gün içinde işitme taraması yaptırılmalıdır. 

Yenidoğan İşitme Taraması Nerelerde ve Kimler Tarafından Yapılıyor?

Ülkemizde doğumun olduğu sağlık kuruluşlarındaki (kamu, özel, üniversite) Yenidoğan İşitme Tarama Ünitelerinde, eğitimli sağlık personeli tarafından, basit, ucuz ve uygulaması çok kolay testler ile yenidoğan bebeklere işitme taraması yapılmaktadır. İşitme taraması yapılan merkezler doğum yapılan sağlık kuruluşları bünyesindedir.

Yenidoğan İşitme Taraması Ücretli midir?

Yenidoğan işitme taraması için bir ücret alınmamaktadır.

Bebeklere İşitme Taraması Yapılmazsa Ne Olur?

Bebekler hayatının ilk iki yılında beden ve zihin yönünden hızlı bir gelişim dönemi yaşarlar. İnsanlarda kullanacakları dilin temeli; o dile özgü seslerin işitilmesi ve konuşmaların dinlenmesiyle oluşur. Konuşma ve dil gelişimi doğumdan itibaren 4 yaşına kadar devam etmektedir. İşitme taraması yapılarak erken teşhis konup ve erken rehabilite edilen bebeklerin dil gelişimine paralel olarak; zihinsel sosyal ve ruhsal gelişimleri de olumlu yönde etkilenir. Doğduktan sonra en geç altı ay içinde işitme engeli teşhisi konan ve işitme cihazı uygulanıp özel eğitime alınan bebeklerin konuşma becerisi, normal yaşıtlarına benzer seviyede gelişebilir. İşitme engeli ile doğan bu engeli fark edilmeyen bebeğin dil gelişimi durur ve bununla birlikte zihinsel, sosyal ve ruhsal gelişimi yavaşlar.

Tarama Testi Olarak Hangi Testler Kullanılıyor? Bebeğime Zarar Verir mi?

Ülkemizin her yerinde taramalar, Bilim Komisyonu tarafından belirlenen ve Sağlık Bakanlığı tarafından da onaylanan tarama protokollerine göre iki tür test ile yapılmaktadır. Testler, basit, ucuz, uygulaması kolay ve bebeğe herhangi bir acı ya da zarar vermeyen özelliklere sahiptirler.

İşitme Kaybı Şüphesi Olan Bebeklere Neler Yapılıyor? 

İşitme kaybı yaşadığı düşünülen bebekler bir üst merkeze sevk edilirler ve bu bebeklere ileri düzeyde işitme testleri uygulanır.  Eğer işitme kaybı tanısı alırlarsa, o zaman kaybın türüne ve nedenine göre tedavi seçenekleri belirlenir. Bazı bebekler ilaçla tedavi edilebilirken, bazılarının ise işitme cihazı ya da koklear implant denilen biyonik kulağa ihtiyacı olabilir. Bu nedenle bebeklerin, doğumdan sonraki ilk 1 ay içinde tüm taramalarının yapılması, 3 ay içinde varsa tanılarının koyulması ve gerekiyorsa 6 ay içinde cihaz kullanmaya başlamaları gerekmektedir. 

İşitme Cihazı Nasıl Uygulanıyor? Sürekli mi Takılması Gerekiyor?

İşitme cihazlarının bazıları kulağın arkasına, dışarıdan uygulanabilirken, koklear implant, yani biyonik kulağın bir parçası kulak içine cerrahi bir operasyonla yerleştirilir. Diğer parçası ise kulak arkasına takılır.

İşitme cihazlarının sürekli takılması gerekir. Sadece bebek ya da çocuk uyurken çıkarılmalıdır. Eğer her iki kulak için de cihaz kullanılması gerekiyorsa mutlaka her ikisi de takılmalıdır. Ayrıca cihaz kullanan bebek ve çocukların aileleri ile birlikte özel eğitim almaları da gerekmektedir.

İşitme Cihazları ve Koklear İmplant SGK Tarafından Ödeniyor mu?

Bebeklerin ve çocukların kullanacağı işitme cihazlarının tüm maliyeti, SGK tarafından ödenmektedir. 

Başka Hangi Yaş Gruplarında İşitme Taraması Yapılır?

Yenidoğan bebeklerin yanı sıra okul çağında ilkokul 1. sınıf öğrencilerine de işitme taraması yapılmaktadır. 

Görme Taramaları

Neden Görme Taraması Yapılıyor?

Görmenin normal gelişimini engelleyecek risk etmenlerini saptamak ve yetersiz görmesi olan bebek ve çocukları erken dönemde tanımak için tarama yapılıyor.

Görme Taraması Hangi Hastalıkları Saptamaya Yarıyor?

Çocuklarda yapılacak görme taramaları ile tanınabilen hastalıkların başında; şaşılık, kırma kusurları, katarakt ya da göz tembelliği gelmektedir. 

Ambliyopi – Göz Tembelliği Nedir?

Gözlerde veya görme yollarında bilinen bir sorun olmamasına rağmen, görme keskinliğindeki azalmadır. Göz tembelliği, her iki gözde de görülebilir ve görme azlığının önlenebilir bir nedenidir.  Görme gelişimi için önemli olan 0-7 yaştır, göz tembelliği bu dönemde gelişebilir. Göz tembelliği, tanı konduğunda tedavisi mümkün bir görme problemidir. Bu nedenle okul öncesi yaşta görme tarama programları çok önemlidir. Görmenin normal gelişimini engelleyecek risk etmenlerini saptamak ve yetersiz görmesi olan olguları erken dönemde tanımak, tedavi etmek için 36-48 aylık çocuklara ve okul çağı çocuklara (ilkokul 1. sınıflara) Görme Taraması Programı başlatılmıştır. Görme taraması için aile hekiminize başvurun.

Görme Taraması Kimlere Yapılır?

0-3 ay bebekler, 36-48 aylık çocuklarda ve ilkokul 1. sınıflarda görme taraması yapılması gereklidir. 

Görme Taraması Nerelerde ve Kimler Tarafından Yapılıyor?

Ülkemizde hali hazırda aile hekimlerince Aile Sağlığı Merkezlerinde ücretsiz olarak görme taraması yapılmaktadır. Aile hekimlerinin gerekli gördüğü durumlarda bebek ve çocuklar göz hastalıkları uzmanlarına sevk edilmektedir.

Tarama Testi Olarak Hangi Testler Kullanılıyor? Bebeğime/Çocuğuma Zarar Verir Mi?

0-3 aylık bebeklere göz muayenesi ve Kırmızı Refle Testi, 36-48 aylık bebeklere ise göz muayenesi, Kırmızı Refle Testi ve Lea Sembol Testi ile tarama yapılmaktadır. Bebek ya da çocuklara zarar ya da acı veren uygulamalar değildir. 

Görme Bozukluğu Şüphesi Olan Bebek/Çocuklara Neler Yapılıyor?

Bu bebekler, mutlaka Göz Hastalıkları Uzmanının olduğu bir üst merkeze sevk edilip ileri testler uygulanmaktadır. Eğer görme ile ilgili bir hastalık tanısı alırlarsa, o zaman hastalığın türüne ve nedenine göre tedavi seçenekleri mümkündür.

Görme Taraması İçin Ücret Ödeniyor Mu?

Görme Taraması Aile Sağlığı Merkezlerinde ücretsiz olarak yapılmaktadır.

Yenidoğan Topuk Kanı Taraması

Bebeğimden Neden Topuk Kanı Örneği Alınıyor?

Doğan her bebeğin Fenilketonüri, Konjenital Hipotiroidi, Kistik Fibrozis ve Biyotinidaz Eksikliği yönünden taranması önemlidir. Çünkü bu taramalar sayesinde, bu hastalıklar nedeniyle oluşabilecek, geri dönüşümü olmayan hasarlar engellenebilmekte veya etkileri azaltılabilmektedir. Bebeğinizde bu hastalıkların olup olmadığının araştırılması için topuk kanı örneğinin alınması gerekmektedir. 

Bakanlığımız, topuk kanı taramasına eklenebilecek ve çocuklarımızın hayatını olumlu yönde etkileyecek başka hastalıkların tarama programına dahil edilmesi için bilim kurulları ile çalışmalar yürütmektedir. 

Bebeğimden Alınan Topuk Kanı Sonucunu Nasıl Öğrenebilirim?

Topuk kanı sonuçları ile ilgili size geri dönülmüyorsa, bebeğinizin tarama testlerinde herhangi bir sorun saptanmamıştır. Sadece laboratuvar sonucuna göre tekrar topuk kanı örneği alınması gereken ya da sevk edilmesi gereken bebeklerin ailelerine ulaşılmakta ve kendilerine bilgi verilmektedir. Size ulaşılabilmesi için, ikamet adresinizi ve telefon bilgilerinizi doğru beyan etmeniz büyük önem taşımaktadır. 

Kan Örneği Bebeğimden Neden Tekrar Alınıyor?

Hastaneden taburcu olmadan önce alınan kan örneğinde ortaya çıkmamış olan hastalık belirtilerinin saptanabilmesi için, doğumdan sonra ilk hafta içinde aile hekiminizce (ya da doğum yaptığınız hastanede) ikinci bir kan örneğinin alınması gerekmektedir. Ayrıca bebeğinizden uygun zamanda ve yeterli miktarlarda kan alınmadıysa ya da bebeğin sonuçlarından herhangi birinin yüksek olması durumunda sonucu doğrulamak için tekrar kan örneğinin alınması istenebilir.

Konjenital Hipotiroidi (KHT) nedir?

Konjenital Hipotiroidi, tiroid hormonunun eksikliğiyle ortaya çıkan doğumsal bir hastalıktır. Akraba evlilikleri, bu hastalığın görülme sıklığını artırır.

Konjenital Hipotiroidi (KHT) Belirtileri Nelerdir?

Yenidoğan döneminde belirti ve bulgular vakaların çoğunda çarpıcı değildir. Topuk kanı örneğinde ölçülen veya kanda bakılan tiroid hormonlarının değerine göre tanı konulur. Tedavi edilmeyen vakalarda ciddi zekâ geriliği ve asimetrik cücelik ortaya çıkar. Erken teşhis edilmez ise kalıcı zekâ geriliği kaçınılmazdır.

Konjenital Hipotiroidi (KHT) Tedavisi Nedir?

Hastalığın tanısı için pediatrik endokrinoloji kliniklerine yönlendirilirsiniz. Erken tanı konan çocuklarda tedavi oldukça kolay, ucuz ve etkindir. Piyasada tiroid hormonu içeren farklı ilaçlar mevcut olup, tedavi maliyeti kullanılan ilaca ve doza göre değişmekle birlikte çok düşüktür.

Fenilketonüri (FKU) Nedir?

Fenilketonüri kalıtsal metabolik bir hastalıktır. Hastalık genler aracılığı ile anne ve babadan bebeğe aktarılır. Hastalıkta bir protein yapıtaşı olan fenilalanin, vücutta kullanılamaz, kanda birikir ve geri dönüşümsüz beyin hasarı yaratır. Akraba evlilikleri, bu hastalığın görülme sıklığını artırır. 

Fenilketonüri (FKU) Belirtileri Nelerdir?

Hastalık erken teşhis edilmezse, bebeklerde ağır zihinsel gerilik, havale ve nöbetler, agresif ya da otistik davranış bozuklukları, dermatit şeklindeki cilt lezyonları görülebilir. Vakaların %60’ında anne babaya göre açık saç-göz-ten rengi vardır.

Biyotinidaz Eksikliği (BE) Nedir?

Biyotinidaz adlı enzimin doğuştan eksikliği sonucunda biyotin isimli vitaminin vücut tarafından işlenmesinde ve kullanılmasında bozuklukların ortaya çıkmasıdır. Hastalık genler aracılığı ile anne ve babadan bebeğe aktarılır. Akraba evlilikleri, bu hastalığın görülme sıklığını artırır.

Biyotinidaz Eksikliği (BE) Belirtileri Nedir?

Vücuttaki asit-baz oranı dengesizliği sonucu oluşan rahatsızlıklar, kısmi saç dökülmesi gibi cilt sorunları, işitme ve görme kaybı, havale ve nörolojik belirtiler gibi değişik klinik ve laboratuvar bulgularının görüldüğü bir hastalık tablosuna yol açar.

Biyotinidaz Eksikliği (BE) Tedavisi Nedir?

Biyotinidaz Eksikliğinde erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Tanı ve tedavi sürecindeki gecikmeler, nörolojik bozukluklara ve ölüme neden olabilir.  Tedavisi ise, biyotin isimli vitaminin bebeğe ağız yoluyla verilmesi ile gerçekleşir.

Kistik Fibrozis (KF) Nedir?

Tüm sistemlerdeki dış salgı bezlerini etkileyen, salgı yapan hücrelerin salgılarını koyu, yapışkan hale getiren, yaygın bir kalıtsal hastalıktır. Hastalık genler aracılığı ile anne ve babadan bebeğe aktarılır. Akraba evlilikleri, bu hastalığın görülme sıklığını artırır. 

Kistik Fibrozis (KF) Belirtileri Nedir?

Vücutta salgı yapan birçok sistemde bozukluk görülebilir. En sık akciğerler ve sindirim sistemi etkilenir. Bu anormal özellikteki salgılar havayollarında birikerek mikropların yerleşmesine, tekrarlayan ve giderek kötüleşen akciğer enfeksiyonlarına ve ilerleyici akciğer hasarına neden olur.

Kistik Fibrozis (KF) Tedavisi Nedir?

Hastalığın tanısı için kistik fibrozisli hastaları takip eden bir merkeze yönlendirilirsiniz. Bu merkezlerin listesine ulaşmak için tıklayın. Kistik Fibrozis taraması ile aileye erken dönemde genetik danışmanlık vermek ve erken tanı ile hastalığın seyrini yavaşlatmak ve yaşam kalitesini artırmak amaçlanmaktadır. Destek tedavi ömür boyu devam etmelidir. 


Bu kategoride ürün bulunamadı.